Müzik Arası #1 – Evgengy Grinko – Valse

Tahminim Gringo’nun piyanosunun tuşlarından çıkan bu notaları daha önce bir yerlerde dinlemiş ve hatta merak edip araştırmış ve tekrar tekrar dinlemişsinizdir. Peki her dinlediğinizde ne iş yapıyor olursanız olun işinizi bırakıp, sizi ruhunuzdan çekip alıp bir yerlere götürüyor mu bu melodi? Geçmişinize, hatıralarınıza çekildiğinizi hissediyor musunuz? Sesini sonuna kadar açıp, gözlerinizi kapatıp o an sadece yalnız kalmak ve hatta sigara içmeseniz de “Bir sigara da ben yaksam…” diye iç geçiriyor musunuz? Akordiyonun da katılmasıyla birlikte içinizde bir yerlerde bir isyan çıktığını hissediyor musunuz? Hele bir de kemanların araya girmesiyle o isyanın haykırışa dönüşme çabası…

İşte bu notalarla hayat 3 dakika 37 saniye boyunca duruyor kalbimizde ve bize hissettiklerimizle birlikte yaşadıklarımızı anlatıyor. En derinden hem de…

Okuma Listem #1 – Anadolu Korku Öyküleri

Öykü okumayı sever misiniz? Peki ya korku öyküleri?

Bu öyküler kendi topraklarımızda geçiyorsa, Anadolu topraklarında… Hani çocukluğumuzda büyüklerimizden dinlediğimiz karabasanlar, cinler, gulyabaniler ve hayaletler bu öykülerin odak noktasıysa… Heyecanı daha da artıyor.

Fotoğraf temsilidir.

Küçüklüğümüzde zaman zaman gittiğimiz köyümüzde, büyükannemin evinin hemen karşısında ahşap ve harabe eski bir ev vardı. Benden beş yaş büyük kuzenim akşamları, yaz serinliğinde omzuna aldığı şalıyla anlatırdı bize kendi uydurduğu hayalet hikayelerini.

İşte Anadolu Korku Öykülerini okurken, geçmişe de gidip o günleri özlediğimi hissettim. Diğer taraftan birbirinden kıymetli Türk öykü yazarlarının yazdıklarıyla şöyle bir gerildim. Hatta iki-üç tanesiyle biraz da korktum bile diyebilirim.

Serinin ilk kitabıydı okuduğum. İkincisini de en kısa zamanda okumayı planlıyorum. Toplamda altı yazar ve altı öykü yer alıyor kitapta. Her bir yazarın dili oldukça açık ve anlaşılır. Hatta birçoğunda yöresel şiveli anlatım dili kullanılmış. Bolca zamanınız varsa bir günde rahatça bitirebilirsiniz. Gece okumanın daha keyifli olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Eğer okuyacak olursanız şimdiden iyi okumalar dilerim.

Bir Blog Klasiği: Merhaba Yazısı

Sanıyorum artık merhaba deyip, bir başlangıç yapmanın zamanı geldi de geçiyor.

Ben şimdilik Şeffaf Odadaki Yazarım. Şimdilik dedim çünkü, belki iki sene sonra Mavi Duvarlar Arasındaki Öğretmen olurum ya da Arka Bahçede Bir Okur. Arka Bahçe, hayalim olan uzun bir zamanın muhtemel sonu. Şeffaf Oda ise bugünüm.

Okurum, fırsat buldukça da yazarım. Hatta artık Arka Bahçemde okur ve yazarım.

En zoruydu belki merhaba demek ama artık bundan sonra her fırsatta burdayım.

Sevgiler